top of page
  • Yazarın fotoğrafıOriginnovation

Alışılmışın Dışında Çalıştay Deneyimleri Tasarlamak:

Turizm Buluşmaları: Destinasyon Yönetimi Çalıştayı



Dijitalleşmeyle birlikte turizm sektörü için bir arayüz ve aynı zamanda sektör paydaşı da olan çevrim içi tur şirketleri ve acenteler gittikçe önem kazanıyor, ancak tek başlarına bir şehri anlatmaya ve kişileri destinasyonlara çekmeye yetmiyor. Ülkeler ve şehirler tanıtım atağına çıkarak turizm gelirlerini arttırmayı hedeflerken ulusal ve uluslar arası turizm rekabeti yaşanıyor. Dünyadaki örneklere baktığımızda her yıl milyonlarca insan tarafından ziyaret edilen, yani çok turist çeken şehirlerin başında Bangkok, Londra ve Paris geliyor. Peki bu şehirlerin ortak özelliği neler?

Bu şehirleri bir destinasyon haline getiren şeylerin başında kitleleri hareket ettirebilecek dünyaca ünlü çekici unsurlara sahip olmaları geliyor. Ancak tabii ki sadece coğrafi ya da kültürel özelliklere sahip olmaları yeterli değil; bunların bir çekicilik unsuru olarak doğru şekilde kullanılması dikkat çekiyor. Yani aslında iyi de birer destinasyon yönetimine sahipler.

Sahi nedir bu Destinasyon Yönetimi?

Destinasyonun planlanması, örgütlenmesi, yürütülmesi, koordinasyon sağlanması işlevlerinin yürütülmesi olarak tanımlansa da destinasyon pazarlaması ile doğrudan ilişkili bir kavram olarak karşımıza çıkıyor.

Ülkemizde ise en çok tanınan ve en yüksek yıllık ziyaretçi sayısına sahip olan şehrimiz olmasına rağmen hem İstanbul’da hem de diğer şehirlerimizde destinasyon yönetimi konusunda daha çok gelişmeye ihtiyaç var.

İşte bu noktada, İzmir Büyükşehir Belediyesi ve İzmir Fuar A.Ş. paydaşlığında “kentlerimizin destinasyon yönetimini nasıl gerçekleştirebiliriz?” sorusunu merkeze alarak bir çalıştay gerçekleştirdik.


İçinde İstanbul, Ankara, Adana, Eskişehir, Antalya, Hatay, Mersin, Muğla, Tekirdağ Büyükşehir belediyelerinin turizm şube müdürlerinin, sektör paydaşlarının, akademisyenlerin, dernek ve vakıf temsilcilerinin yer aldığı Turizm Buluşmaları: Destinasyon Yönetimi Çalıştayı’nda destinasyon yönetiminin ne olduğundan başlayarak her kentin kendi destinasyon yönetimi için nasıl aksiyonlar alabileceğine dair fikirler geliştirildi.

Her takımdan çok sayıda ilgi çekici, bölgeyi doğru tanımlayan ve uygulanabilir fikirlerin çıktığı çalıştay süresince aslında çalıştay deneyimi yoluyla, turizm ile ilişkili kişi ve kurumların da destinasyon pazarlaması kavramında aktif olarak düşünmelerini sağlamış olduk.

“Destinasyonların çekici unsurları, hikayeleri olmalı, kitlelerin duygularına hitap etmeli ve bunun sonucunda da şehir ya da ülke için ekonomik katma değere dönüşmelidir.”

Tüm sonuçları ele aldığımızda bazı noktaların ise özellikle ön plana çıktığını görebiliyoruz. Buna göre; şehirlerin nitelikli turizm getirisi olan deneyimler tasarlayabilmesi için sahip oldukları çekici unsurların envanterini çıkartmaları ve hedef kitlelerini doğru tanımlamaları gerekiyor. Burada ise yerel yönetimlere ve şehirlerin turizm şube müdürlüklerine iş düşüyor.

  • Pazarları ve hedef kitleyi belirlemek,

  • Ziyaretçi ihtiyaçları ve isteklerini tanımlamak,

  • Turizm kaynaklarını ve ürünlerini seçilen hedef kitle ve pazarlarla eşleştirmek,

  • Rakipleri çalışmak,

  • Hedef kitle ve pazarların taleplerine uygun turizm ürünleri geliştirmek,

  • Pazarlama stratejisi geliştirmek ve uygulamak,

  • Destinasyonu bir marka haline getirmek,

  • Sonuçları takip etmek,

iyi bir destinasyon yönetimi için oldukça kritik. Ancak her sektörde olduğu gibi turizm sektöründe de yerel yönetimler, merkezi yönetim, özel sektör ve üniversiteler arasında iş birliklerinin yapılmasına ihtiyaç var. Destinasyon pazarlamasına dair içeriğin yanı sıra bu çalıştayı alışılmışın dışında yapan ise gözlemlerimize göre şunlar oldu:

Kentler arası deneyim paylaşımı Özellikle farklı illerden gelen katılımcıların, İzmir’de gelişmiş ve gelişmeye devam eden turizm sektöründen ilham alarak, kendi illerinde ne gibi değişikliklerin yapılabileceği ile ilgili öğrenimlerine, farklı disiplinlerin çalışma know-how’ını alarak kendi alanlarına göre uyarlama becerisi kazanmalarına ortam oluşturduk,

İşbirliği ve birlikte üretmenin gücü Dikey hiyerarşiden uzak eşitlikçi fikir paylaşımı ve uygulama deneyimi kurgusu aracılığıyla, ilk kez birbirini tanıyan ya da birlikte çalışan ekiplerin süreç içerisinde birbirlerine karşı bariyerlerini yıkarak ekip arkadaşlarının bilgi birikimlerine güvenmesi, teslimiyet ve güven duygusunun gelişmesi sağlandı.

 

Originnovation olarak yürütücülüğünü yaptığımız bu etkinlikte tasarım odaklı düşünce (design thinking) metodolojisini uygulamalı olarak aktararak tüm süreçte katılımcılara kolaylaştırıcılarımızla destek olduk. Tasarım odaklı düşünme metodu, katılımcıların çok yönlü bakış açısı kazanmalarına ve yeni fikir geliştirme yöntemlerini öğrenme konusundaki önyargılarını kırmalarına katkı sağladı. Bölgesel kalkınmanın önemli bir parçası olan turizmi ve turizmin sürdürülebilirliğini destekleyen destinasyon yönetimi kavramlarını ilerleyen zamanlarda daha çok duyacağız gibi görünüyor.


 

Siz bu konu ile ilgili ne düşünüyorsunuz? Bize yazın! Yazar: Ece Bozca Katkıda Bulunan Yazar: Can Guvenir Editör: Öykü Çelik İllüstratör: Kardelen Aysel

Commentaires


bottom of page